Ahirete Gidip gelen Var mı

Kıyamet kopacak,insanlar yeniden yaratılacaklar,yani ruhlar yeniden cesetlere kavuşacaklar;böylece dirilme dediğimiz olay gerçekleşecek.

Daha sonra hesap ve mizan safhaları… Ve nihayet Cennet yahut Cehennem…Henüz yolculuğumuz sürdüğüne göre o ülkeden birisinin bu dünyaya dönmesi söz konusu olamaz.

2- Ahiretten dönmek bir tarafa,bu dünya yolculuğunun bir safhasından geri dönüp bir öncekine geçiş bile mümkün değil.

Mesela siz şimdi gençliği geride bırakmış ihtiyarlık yolunda ilerleyen birisiniz diyelim.Önünüzün ihtiyarlık ve ölüm olduğu belli.V e siz şu anda hayattasınız;iradeniz var,dilediğinizi yapma gücüne sahip görünüyorsunuz.O halde,bu yolculuktan vazgeçip geri dönebilir misiniz?Yani,yeniden gençliğe dönme ve sonra çocuk olma şansınız var mı?

Yine mesela;siz İstanbul’dan Ankara’ya giderken yolda fikrini değiştirebilirsin.Bir mola yerinde otobüsten iner,İstanbul’a giden bir başka otobüse binebilirsin.Burada yani dünya hayatında böyle bir imkanın var mı?

Dünya gemisinden inmenin imkanı yok.Aksi yöne giden bir başka gemi de söz konusu değil.

Biz hayatta iken yolculuğun bir önceki safhasına geçme imkanına sahip değilken,yani bundan bir gün öncesine,bir dakika öncesine hatta bir saniye öncesine gidemezken,nasıl oluyor da öldükten,ahirete gittikten sonra tekrar bu dünyaya geri gelebiliriz.Bunun imkansız olduğunu hepimiz biliyoruz.

 

NOT:Bu soruyu kasıtlı bir şekilde soranlar büyük bir ihtimalle hayatını bir çok günahlarla,haramlarla kirletmiş.Bu yüzden ölümden sonra herkesin hesap vereceği bir yer olmasını arzu etmiyor.Fakat göz kapamakla güneş gizlenmez, gece olmaz.Gözünü kapatan gündüzü sadece kendine gece yapar.Bunun gibi Ahireti inkar etmekle Ahiret, hesap, Cennet, Cehennem yok olmazlar.Her şey bizi bekliyor.Bu yüzden var olan bir şeyi inkar etmek değil, oraya göre hazırlık yapmak gerekir.Çünkü inkar, kurtuluş değildir.

Kaynak:(Ölümün Güzel Yüzü-Alaaddin Başar-Zafer Yayınları)

Ayet Meali:"Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onun karşılığını görür. Kim de zerre miktarı kötülük işlemişse onun karşılığını görür.”

İnsanların dünyada yaptıkları hiçbir şey karşılıksız kalmayacaktır.Dinimiz, insanların hem kendilerine hem de topluma yararlı bireyler olmalarını ister. Başkalarıyla iyi ilişkiler kurulmasını buyurur. Allah'ın iyi, güzel ve yararlı işler yapanları ödül­lendireceğini belirtir.İnancımıza göre kendisine ve içinde yaşadığı topluma yararlı olan kimseler Allah'ın buyruğuna uygun davranmış olurlar. Allah da böyle davrananları ödüllendirecektir.

Ahirette, yapılan iyi davranışlar ödüllendirileceği gibi kötü davranışlar da karşılığını bulacaktır. Allah, kötülük yapanlara ahirette karşılığını verecektir. Dinimize göre, kötülük yapanlar bunun karşılığını mutlaka göreceklerdir. Onlara hiçbir haksızlık yapılmayacak ancak, yaptıkları kötülükler ve haksızlıklar karşılıksız da kalmayacaktır. Allah'ın onlara herhangi bir haksızlık yapması da söz konusu değildir. Öldükten sonra yeniden dünyaya gelip eksiklik ve hatalarımızı giderme şansımız yok­tur. Bunun için yaşadığımız günün her anını değerlendirmeli ve sonsuz mutluluğu kazanmak için çalışmalıyız.Mevlana’nın dediği gibi "Bu dünya, yaptıklarımızın yankılanıp bize döneceği bir dağdır." (Mevlâna) Kişi bu dünyada yaptıklarından dolayı hesaba çekilecek ve başka bir dünyada sonsuza kadar yaşayacaktır.

 

 

veciz sözler

 

1-ACABA SIRF DÜNYA İÇİN Mİ YARATILMIŞSIN Kİ BÜTÜN VAKTİNİ ONA SARFEDİYORSUN

 

2-İnsan, ipi boğazına sarılıp, istediği yerde otlamak için başıboş bırakılmamıştır; belki bütün amellerinin suretleri alınıp yazılır ve bütün fiillerinin neticeleri muhasebe için zabtedilir.(Sözler - 76)

AHİRET VE HAŞR’E DAİR

Âhiret:Öbür dünya. Bu dünyadan sonra gideceğimiz ebedi âlem. Âhiret, kıyamet koptuktan sonra, bütün varlıkların ve insanların devamlı kalacakları yerdir. Orada ölüm yoktur, hayat sonsuzdur; dinin emirlerine bağlı olanlar için cennet; dine bağlı olmıyanlar için de cehennem vardır. Âhirete îmân, inanılması lâzım olan altı esastan beşincisidir. Âhirete inanmayan insan müslüman olamaz. Kur'an ve peygamberi inkar etmiş olur. İnsan ölüp toprak olduktan sonra onu kim diriltecek diyenlere Kur'anın pek çok cevaplarından biri meâlen şudur: "Onu ilkin kim yarattı ise, öldükten sonra da yine o diriltecek."

ÖLDÜKTEN SONRA DİRİLİŞ MÜMKÜN MÜ?

1-Önce ilk yaratılışımızı düşünelim.Dünyada herhangi bir parçamız bile yokken,yoktan var edildik.Sahip olduğumuz hiçbir şeyi kendimiz elde etmedik,bir yerden siparişle almadık,herhangi bir yerden de bulmadık.Şimdi bütün bunları(el,yüz,ayak… vs.) sıfırdan verene,tüm bu şeyleri yarattıktan sonra tekrar iade etmesi daha kolay değil midir?Yasin Suresinde bir ayette mealen şöyle denmektedir: ‘‘İnsan der:Çürümüş kemikleri kim diriltecek. Sen, de:Kim onları başlangıçta yaratmışsa o diriltecek’’

Yani bir şeyi yoktan yaratan Yaratıcı,yarattığı şeyi tekrar verebilir.Bu zor olmadığı gibi akla mantığa da aykırı değildir.

2-Bir komutan orduyu oluşturduktan sonra,askerlere nerede,hangi sırada,hangi grupta duracaklarını gösterir.İstirahat için dağılan ordu tekrar toplanacağı zaman boru sesiyle bildirilir ve herkes yerine hemen geçer.Çünkü herkes yerini daha önceden öğrendi.

İşte bizim vücudumuz da bir ordu gibidir.Vücudumuzu oluşturan zerreler,hücreler,atomlar vs. o ordunun askerleridir.Vücut ordusunun askerleri ölümle dağıldıktan sonra,tekrar dirilme vakti olan Ahiret Gününde İsrafil(as)’in boru sesiyle toplanarak yerlerini alacaklardır.Zaten dünyadaki çoğu şey Ahiret’e işaret etmektedir.Tabi onu görecek göz,anlayacak akıl lazım.

3-Yine gözümüz önünde cereyan eden bir hadiseden örnek verelim.

On beş yıldır meyve veren bir ağaç düşünelim.Yazın meyve veren bu ağaç kışın kurumakta adeta ölmektedir.Fakat bahar ve yaz mevsimi geldiğinde tekrar dirilip yeşillenmekte,meyve vermeye başlamaktadır.Sürekli karşılaştığımız bu olay Haşr’in(öldükten sonra dirilişin) en güzel ve önemli örneklerindendir.

Ölmüş ağaçların dirilip yeşillenmesini görüyoruz. Odun gibi kemiklerin hayat bulmasını kıyas edemeyip istib'âd edersek,yani öldükten sonra dirilişi akla uzak görürsek öbür tarafa odun gibi gideriz,haberimiz olsun.Yani odunun canlanmasını normal karşılayıp,kemiklerin canlanmasını,dirilmesini akla aykırı görmek;o aklın sakat,o akıl sahibinin de aklından zoru olduğunun göstergesidir.

4-Nefes alıp vermemiz,uyuyup uyanmamız,hatta gözümüzü açıp kapamamız,gece gündüzün oluşması,mevsimlerin değişmesi ve bir çok olay gittikten sonra tekrar meydana gelmenin delilleridir.

5-Anne karnındaki bir çocuğun doğması,sanki onun anne karnında ölüp,dünya aleminde yeniden dirilmesi gibidir.Biz de dünyada ölüp,ahiret aleminde yeniden dirileceğiz.

6-Toprak altına giren basit ve küçük bir tohumu bile ihmal etmeyip onu bir ağaç olarak dirilten Allah elbette insan gibi en değerli bir varlığı ihmal etmez.Tohumun ağaç olabilmesi için yer altında çürümesi gerekmektedir.Çürüyüp giden bir şeyi farklı bir hayata mahzar eden sonsuz kudret sahibi olan Rabbimiz elbette toprağa girip çürüyen bir insanı da farklı bir alemde diriltecektir.

7-Ahiret ve Haşr’in varlığına dair bir çok örnekler ve deliller var.Fakat olmadığına dair hiçbir delil yoktur.

8-Ve bu yazıyı tanıdık bir cümle ile bitirelim:

Bir konuda uzman kim ise onların görüşüne itibar edilir.Mesela bir doktor senin hasta olduğunu,bir mühendis de hasta olmadığını söylerse elbette doktoru dinlersin.(Eğer mühendisin sözünü dinlersen söyleyecek bir şey yok, ‘o da senin güzelliğin’ deriz  )

Başta her şeyi yoktan yaratan Rabbimiz,Allah olmak üzere bütün mukaddes kitaplar ,peygamberler, dinler,sahabeler,alimler,evliyalar yani maneviyat alanının uzmanları Ahiret ve Haşr’in var olduğunu söylemektedir.Söylemeyenleri,kabul etmeyenleri de siz düşünün.Hangileri daha güvenilir?

 

Yani;Gerisi bize kalmış.

Etiketler : Allah, bütün, karşılığını, dünya, dünyada, Ahiret, dünyaya

Sosyal Paylaşım :

İlginizi Çekebilecek Diğer Başlıklar

Yorum Ekle

Yandex.Metrica 0,0393