Reklami Kapat

Reklami Kapat
5. Atatürk’ün Laiklik Anlayışı 

5. Atatürk’ün Laiklik Anlayışı

Ayrıntılar

5. Atatürk’ün Laiklik Anlayışı

 

Atatürk’ün laiklik anlayışı nasıldır?

 

Atatürk’ün laiklik anlayışı, her hangi bir ülkenin laiklik anlayışından kopya edilmiş bir anlayış değildir.

 

Atatürk’ün laiklik anlayışında beliren nitelikleri şöyle sıralayabiliriz:

 

Laiklik inançsızlık veya din karşıtlığı demek değildir. Bu konuda “…bazı kimseler çağdaş olmayı, inançsız olmak sanıyorlar.

 

Asıl inançsızlık, onların bu inanışıdır. Bu yanlış yorumu yapanların amacı, Müslümanların inançsızlara esir olmasını istemek değil de nedir?...” (Atatürkçülük, c1, s 457)

 

Laiklik, dinsizlik demek değildir. Aksine, sahte dindarlıkla ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesini sağlar.

 

Din, her türlü istismar ve sömürüden uzak tutulmalıdır.  “Din ve mezhep, herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir kimse, hiçbir kimseyi ne bir din, ne de bir mezhebi kabul etmeye zorlayabilir. Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz.” (Atatürkçülük, c1, s 111)

 

Laiklik, insanların din ve vicdan hürriyetlerini garanti altına alır. “Türkiye Cumhuriyetinde her fert dinini seçmekte serbesttir. Her fert istediği dinin merasimini de  yerine  getirebilir.  Yani  ülkede  tam  olarak  bir  ibadet  hürriyeti  vardır.” (Atatürkçülük, c1, s 111)

 

Atatürk’ün laiklik anlayışında taassup asla hoş görülmemiştir. Taassup, ister dini, isterse dine karşı şekilde olması, asla hoş görülemez ve laiklik anlayışıyla bağdaşmaz.

 

 

 

 

Yorum ekle

   
Yandex.Metrica